www.radartutorial.eu Radar Temelleri

Uçağa Takılı Radarlar

Uçağa takılı radarlar (airborne radars), başka bir adlandırma ile borda radarları, genellikle uçaklarda kullanılan ve farklı gereksinimleri yerine getirmek üzere değişik çalışma biçimlerinde çalıştırılan radarlardır. Aşağıda ki şemada uçağa takılı radarların değişik çalışma biçimleri (operation modes) verilmektedir:

İşlem Kipleri
Yukarı Kip
Aşağı Kip
Havadan Havaya İşlem
Havadan Yere İşlem
Algılama ve İzleme
Yer Menzilleme
Haritalama İşlemleri

Resim 1: Uçağa takılı radarların değişik işlem kipleri (operasyon modları)

İşlem Kipleri
Yukarı Kip
Aşağı Kip
Havadan Havaya İşlem
Havadan Yere İşlem
Algılama ve İzleme
Yer Menzilleme
Haritalama İşlemleri

Resim 1: Uçağa takılı radarların değişik işlem kipleri (operasyon modları)

İşlem Kipleri
Yukarı Kip
Aşağı Kip
Havadan Havaya İşlem
Havadan Yere İşlem
Algılama ve İzleme
Yer Menzilleme
Haritalama İşlemleri

Resim 1: Uçağa takılı radarların değişik işlem kipleri (operasyon modları)

İmge-vermeyen duyargalar (non-imaging sensors) yalnızca bir doğrusal yönde ölçme yapabilir ve örneğin yükseklik ölçümü (altimetre) gibi bir sonucu bireysel değer olarak görüntüleyebilir. İmgeli radar sistemlerinde ise ölçüm sonuçları en az iki boyutlu olarak görüntülenir ve bu radarlar aşağıda ki gibi sınıflandırılırlar:

SLAR olarak belirtilen sistemler genellikle gerçek açıklıklı radarlarda takılırlar.

Birden fazla çalışma biçiminde çalıştırılabilen radarlar en küçükten en büyüğe kadar olan bir aralıkta değişen darbe tekrarlama frekanslarına (PRF) gereksinim duyarlar ve gönderim darbelerinin değişik intra darbe modülasyonlarını kullanırlar.

Bir uçakta radar anteni genellikle uçağın uçuş rotasına dik yönde, ışımayı yana verecek biçimde platformun altına (platform ile kastedilen bir uçak ya da uydu olabilir) takılır. Bu tür işlem kipinde kullanılan radar “Yana Bakan Uçağa Takılı Radar” (SLAR, Side Looking Airborne Radar) olarak adlandırılır. Gerçek açıklıklı bir SLAR uzun bir anten kullanır ve genellikle silindir kesitli bir duvara sahiptir. Bu radar tipi bir evreuyumsuz darbe demeti üretir ve azimutsal (uçuş hattı) yönde istenen çözünürlüğü (açısal demet genişliğine bağlı olarak) sağlamak için uzunluğunu kullanır. Herhangi bir anda gönderilen demetler uçuş rotasına dik yönde pervane biçimli düzlem içinde dışarıya doğru yayılırlar.

Diğer ikinci bir sistem olan Yapay Açıklıklı Radar özellikle hareket eden uçak ve uydu gibi platformlarda kullanılır. Bu radarın en önemli özelliği; birbirine yakın ve eş kuvvete sahip iki adet saçıcının (scatterer) çözümlenebildiği en yakın mesafe cinsinden ifade edilen çözünürlüğüdür. SAR ve geleneksel (conventional) radarlar yatık menzil çözünürlüğünü benzeri bir şekilde, darbe-menzil tekniği uygulayarak sağlarlar. Bu radarın kullandığı anten oldukça küçüktür ve platform ilerlerken sanki farklı noktalardan darbe gönderiliyormuş gibi gerçek açıklıklı bir radara benzeştirerek (simulate) gönderilen darbelerin yankıları bileşik (composite) bir sinyalde bir araya getirilir (integrated). Uygun işlemler yaparak etken anten uzunluğunu 100 m veya daha fazla bir değere benzeştirmek mümkün olabilmektedir. Bu sistemde azimut çözünürlüğünü belirlemek için Doppler tekniği (hedefin veya radarın takılı olduğu platformun hızlarından kaynaklanan frekans kayması olayı) kullanılır. Radar kaynağından gönderilen evreuyumlu darbeler yeryüzünden yansıyarak, yaklaşmakta olan platforma (uçak veya uydu) dönerken, hedef sanki göreli hareket ediyormuş gibi algılanır. Bu hareket frekanslarda değişime yol açar ve bu da dönen darbelerin genlik ve faz açılarını değiştirir. Radar bu verileri ileride yapacağı sayısal ilintileme (correlation) yöntemlerinde kullanmak üzere kaydeder. Sistem bu değiştirilmiş darbeleri çözümler ve bunları bir dar demetli, gerçek açıklıklı sisteminkine eşdeğer olacak şekilde sinyalleri bireştirmek (synthesize) üzere yeniden bir araya getirir.