www. Radartutorial .eu



Magnetron

Magnetronun kesit görünüşü
Resim 1: P-37 ait МИ 29Г magnetronu

Magnetron 1921 yılında Albert Wallace tarafından güçlü bir mikrodalga gönderici tüpü olarak geliştirildi. Fakat ilk kullanımı 1940 yılında gerçekleşti.

Magnetron, kendiliğinden uyartımlı gibi osilatördür, diğer yürüyen dalga tüpleri (Traveling Wave Tubes) yada klistron doğrusal ışınım yapan tüpler gibi çalışır. Magnetronda, radar cihazına yüksek gönderim gücünü üretmek için birbirine dik (çapraz biçimli) bir elektrik ve kuvvetli bir manyetik alan oluşur. Bu nedenle eski yayınlarda magnetron „çapraz alan üreteci” veya „çapraz alan osilatörü” olarak adlandırılmıştır.

Magnetronun yapısı

Magnetron, kumandası için bir ızgaraya sahip olmaması bakımından aslında bir diyottur. Magnetron bir anot olarak anahtarlanan büyük bir bakır bloktan meydana gelmiştir. Anot bloğunun orta deliğinde ısıtıcı flaman iletkenleri ile taşınan bir silindirik katot yer alır. Bu katot, yüksek salım (emisyon) yeteneği olan dolaylı olarak ısıtılan bir oksit katottur. Flaman iletkenlerini, flaman yapısını ve katodu istenen konumda tutabilecek kadar büyük ve sağlam olmalıdır. Anot bloğu çevresinde frekansı tayin edici 8 ila 20 adet kadar kovuk çınlayıcısı (cavity resonator) yer alır ve bunlar bir kapalı gecikme hattı gibi çalışır. Bu çınlayıcılarda anot ile katot arasında bağlantıyı sağlayan küçük bir oluk vardır.


 
Isıtma
Çınlayıcı (Rezonatör)
Anot bloğu
Katot
Kapma hattı

Resim 2: Magnetronun kesiti


 
Magnetronun kesiti
Isıtma
Çınlayıcı (Rezonatör)
Anot bloğu
Katot
Kapma hattı

Resim 2: Magnetronun kesiti

Anot ve katot arasında kalan bölge etkileşim bölgesi olarak adlandırılır. Burada elektrostatik ve manyetik alanlar elektronlar üzerinde kuvvet uygularlar. Katoda paralel olarak bir sabit mıknatısın kuvvetli manyetik alanı yer alır.

Anot biçimleri
Resim 3: Magnetronlarda ki muhtelif anot biçimleri

3 nolu resimde çınlayıcıların (rezonatörlerin) muhtelif biçimleri gösterilmiştir. Bu çınlayıcılarca üretilen yüksek frekanslı güç ya kapma hattından eşeksenel (koaksiyel) bir hat ile ile yada bir kapma çıkışı ve dalga kılavuzu vasıtasıyla alınır.

a) Yarık tipi
b) Daire sektörü tipi
c) Doğan güneş tipi
d) Delik tipi

Magnetronun çalışma şekli

Tüm hız modülasyon tüplerinde olduğu gibi, bir magnetronda, yüksek frekanslı salınımların elde edilmesinde geçen elektronik olaylar yine dört evrede toplanabilir:

  1. Evre: Elektron akımının elde edilmesi ve hızlandırılması
  2. Evre: Elektronların hız modülasyonu
  3. Evre: Elektron akımının yoğunluk modülasyonu
  4. Evre: AC alana enerji aktarılması
1. Evre: Elektron akımının elde edilmesi ve hızlandırılması

Magnetronda, eğer hiç manyetik alan bulunmuyorsa katodun ısıtılması sonucunda elektronlar anoda doğru merkezden düzgün ve doğrudan varacak bir biçimde yayılarak hareket ederler. Resim 4 de tek bir elektronun mavi renkli hatta bu hareketi gösterilmektedir.

Resim 4: Farkı manyetik akı değerlerine sahip manyetik alan ve elektrostatik alanların etkisi altında bir elektronun hareket yolu.

Resim 4: Farkı manyetik akı değerlerine sahip manyetik alan ve elektrostatik alanların etkisi altında bir elektronun hareket yolu.

Daimi manyetik alan, elektronların yolunda bir bükme yaratır. Eğer elektronlar anoda varırsa, burada bir büyük anot akımı meydana gelir. Eğer manyetik alanının şiddeti arttırılırsa bu büküm daha keskinleşir. Benzeri şekilde elektronun hızı arttıkça etrafındaki alanda büyür ve sapma daha da keskinleşir. Bununla beraber kritik alan değerine varıldığında, elektronlar resimde kırmızı renkle gösterilen hattı takip ederler, elektronlar artık anottan uzaklaşmıştır ve anot akımı aniden çok küçük bir değere düşer. Alan kuvveti daha da arttırılırsa akım sıfırlanır. Anot ile katot arasında ki bölgeye (elektrik ve manyetik alanların birbirine dik yönde bulunduğu) eksensel yönde bir manyetik alan uygulanması durumunda elektronlar bir çember etrafında dönerken bir başka çember çizerek (epicycloidal) sapmaya uğrarlar.

Anoda teğet olan kırmızı renkle gösterilen elektronların hattında ki akış yoğunluğu, kritik akış yoğunluğu olarak adlandırılır. İşletme pratiğinde, elektronların anoda ulaşamadığı, daha yüksek bir akış yoğunluğu olarak, yeşil renkle gösterilen kritik akış yoğunluğu olarak seçilir.

Magnetron kesmeye ayarlandığında, yani anot akımı sıfır olduğunda, elektronlar anoda ulaşamazlar ve mikrodalga frekanslarında oluşan bir salınıma (osilasyona) girerler.

2. Evre: Elektronların hız modülasyonu

Kovuk çınlayıcısı yarığından geçen elektronlar salınıma girerler. Geciktirme hatları üzerinde bir dönen manyetik alan oluşur. Manyetik alan, çınlayıcıların iç bölümlerinde etkili olduğundan, sadece çınlayıcı yarığında yoğunlaşan elektrik alanı etkileşim hacminde etkin olur ve elektronların hareketlerini etkiler.

Resim 5: Dönen dalganın elektrik alan hatları

Resim 5: Dönen dalganın elektrik alan hatları

Anot bölümlerinde, Resim 5 de dönen dalganın yüksek frekanslı elektrik alanı ve buna ait yük dağılımı belli bir zaman noktasına kadar dikkate alınır. İlaveten yüksek frekanslı alan ve yükler sürekli mevcut elektrostatik alanı etkiler.

Sonuçta; dönen dalgalar, anot bölümlerinin, anot DC gerilim değerlerinden bir miktar büyük (pozitif) yada bir miktar küçük (negatif) olan gerilim değerlerini değiştirir.

Katottan, o anki pozitif yüklü bulunan anot bölümlerine yol alan elektronlar aynı zamanda hızlanırlar. Bu nedenle manyetik sağa sapma daha kuvvetlenir ve elektronlar daha yüksek değerlerde teğetsel hızlara çıkarlar.

Diğer yandan, o anki negatif yüklü anot bölümlerine yol alan elektronlar yavaşlarlar. Bunlar sağa öyle çok sapma yapmazlar ve bunun sonucu olarak daha düşük teğetsel hızlarda hareket ederler.

Bir magnetron osilatörde bulunan elektrik alanı AC ve DC bileşenlerden oluşur. DC alan merkezden yanındaki anot bölümlerine doğru yayılır. Resim 5 de bitişik anot bölümleri arasında ki kovuklarda oluşan radyo frekanslı salınımların bir çevriminde ki (alternasında ki) maksimum büyükleri gösterilmiştir. Bunlar sadece yüksek frekanslı AC elektrik alanıdır. Bu AC alan ayrıca DC alanı da etkiler. Her bir kovuğun AC alanı resimde gösterildiği gibi DC alanı azaltır yada çoğaltır.

3. Evre: Elektron akımının yoğunluk modülasyonu

Değişik elektron gruplarının farklı hızlara sahip olmaları nedeniyle, elektronlar dönüşleri sırasında çalışma zamanı etkileri ortaya çıkar.

Bild 6: Resim 6: Elektron akımının yoğunluk modülasyonu

Resim 6: Elektron akımının yoğunluk modülasyonu

Daha hızlı elektronlar daha yavaş elektronları yakalar ve elektronların kümelenmeleri sonucu „jant telli bisiklet tekerinin dönmesi” sırasında meydana gelen bir görüntüye benzer bir çark görüntüsü ortaya çıkar. Bu görüntüye İngilizce de „Space-Charge-Wheel” denilmektedir. Bu çark AC alanın her bir çevrimi için 2 kutupluk açısal bir hızda dönmektedir. Bu faz ilişkisi elektron kümelerinin enerjilerini sürekli aktararak yüksek frekanslı salınımın sürmesini sağlar. Resim 6 da betimlenen an, bu çarkın anot DC gerilimi bindirilmiş (superimposed) yüksek frekanslı dönen alanının biraz negatif yüklü iken olan ki halidir. Elektronlar frenlenmiş olup, enerjileri yüksek frekanslı aktarılır. Negatif yüklü anot bölümü yakınında ki bir çark kolunda ki bir miktar elektron artık yavaşlamıştır ve enerjisini AC alana aktarırlar.

Hem dalgalar (ve sonucunda çınlayıcılarda ki alan dağılımı) hem de çark sürekli döndüğünden bu durum statik değildir; elektron hatlarının teğetsel hızlarının ve dalgaların dönme hızları birbiriyle bağdaştırılması gerekir.

4. Evre: AC alana enerji aktarılması

Resim 7: Bir elektronun güzergahı

Resim 7: Bir elektronun güzergahı

Elektrik alanına karşı hareket eden bir elektronun bu alan tarafından ivmelendirildiğini ve bu alandan enerji aldığını hatırlayınız. Keza, bir elektronun alana aynı yöne (pozitif veya negatif) hareket ederken yavaşladığında enerjisini bu alana aktardığını da hatırlayınız. Elektron kovuk önünden geçerken enerjisini bırakır ve enerjisi tükenince anoda varır. Yani elektronlar DC alandan enerji alıp bunu AC alana aktararak salınımın sürmesini sağlarlar.

Karşılık gelen anot bölümüne varmadan önce, katot ve anot arasında ki çark kolu üzerindeki elektronlar çok daha fazla frenlerler. Bu frenleme onların enerjilerini yüksek frekanslı salınıma bırakmalarını sağlar. Resim 7 de bir elektronun uzun bir zaman dilimi içerisinde takip ettiği yol görülmektedir. Elektronları çok sayıda frenlemeleri sayesinde enerjileri en optimal biçimde alınır ve % 80 e kadar olan verimliliğe ulaşılır.

Magnetron çalışma modları

Çalışma frekansı her şeyden önce çınlayıcıların (rezonatörlerin) boyutlarına ve anot ile katot arasında ki etkileşim hacmine bağlıdır. Bununla beraber çınlayıcılar, tek tek, kendi aralarında etkileşim hacmi üzerinden bağlaşırlar (couple) ve tüm sistemde (gecikme hatlarında) daha fazla sayıda rezonans frekansları oluştururlar.

Resim 8 de sekiz adet çınlayıcıya sahip bir magnetronun ürettiği dört salınım biçimlerinden (modundan) ikisi gösterilmektedir. Magnetron diğer modlarda (3/4π, 1/2π, 1/4π) çalışırken güç, bu modlarda ki verimlilik ve frekans azalır.

mod π
mod π/2

Resim 8: Magnetron salınım modları (Anot bağlantıları
arasında ki „bağlantı çözülmüş” olarak gösterilmiş.)

Kısa devre halkası

Kurzschlussringe (click to enlarge: 447·462px = 58 kByte)

Resim 9: Kısa devre halkalarının
görüldüğü magnetron kesiti

Resim 8: Magnetron salınım modları (Anot bağlantıları arasında ki „bağlantı çözülmüş” olarak gösterilmiş.)

Kısa devre halkası

Resim 9: Kısa devre halkalarının
görüldüğü magnetron kesiti

En optimal olarak bir kararlı çalışma modu π-modu ile elde edilir, iki adet yapısal önlemde mümkündür:

Resim 10: Sağma, Görüntü (A) ve (B)

Magnetrondan enerjinin sağılması (out-coupling)

Yüksek frekanslı enerji magnetrondan bir halka vasıtasıyla sağılır. 10 GHz altında ki frekanslarda bu halka bir eşeksenel (koaksiyel) kablonun ortasında ki iletken bükülerek ve ardından dış iletkene lehimlenerek yapılır. Bu şekilde oluşturulan halka (Resim 10, Görüntü A) kovuğun içine yerleştirilir. Daha yüksek frekanslarda ise (Görüntü B) bu halka çınlayıcının dışına doğru alındığında daha verimli olmaktadır.

Magnetron sağma yöntemi (Görüntü A) Magnetron sağma yöntemi (Görüntü B) Resim 10: Sağma, Görüntü (A) ve (B)

Resim 11: Sağma, Görüntü (C), (D) ve (E)

Resim 11, Görüntü C de yüksek frekanslı enerjinin bir bölümden beslenerek sağılması görülmektedir. İletken, benzeri şekilde, çınlayıcılar arasında meydana gelen manyetik alanı kapar. Yine Görüntü D de görüldüğü gibi, kısa devre halkalarına bağlantı yapıldığı bir yöntem daha vardır.

Enerjiyi bir eşeksenel kablo ile sağlama yöntemi, işlemin hava sızdırmaz (vakum tüp oluşu nedeniyle!) tarzda anot bloğu vasıtasıyla yapılması gerektiğinden ötürü çok uygun bir yöntemdir. Bu eşeksenel kablolar doğrudan dalga kılavuzunu besleyebilir. Yüksek frekanslarda (küçük boyutlu dalga kılavuzu kullanılan) bir yarık vasıtasıyla enerji sağılması yöntemi keza çok yaygındır (Görüntü E).

Magnetron sağma yöntemi (Görüntü C) Magnetron sağma yöntemi (Görüntü D) Magnetron sağma yöntemi (Görüntü E) Resim 11: Sağma, Görüntü (C), (D) ve (E)

Magnetronda frekans ayarının yapılması

Ayarlanabilir magnetronlar da, bir yapıcı (constructive) frekans bandı içinde, frekansın hassas olarak ayarlanabilmesi mümkün olmaktadır. Rezonans frekansının değeri, çınlayıcılarda yapılan mekanik değişiklerin yol açtığı kapasitif veya endüktif etkilere duyarlıdır.

Anot bloğu
Çerçeve
Ek endükti
etkili
ayar
elemanları

Resim 12: Endüktif ayar


 
Anot bloğu
Çerçeve
Ek endükti
etkili
ayar
elemanları

Resim 12: Endüktif ayar

ASR-910 radarının M5114B tip magnetronu ayarlanabilir magnetrona bir örnektir. ASR-910 radarı istenen farklı frekanslarda çalışabilmesi nedeniyle, karşılıklı gürültüleri önlemek için gönderici frekansının ayarlı olması gerekir.

Bu magnetron, ASR-910 radarının gönderme frekansını hassas olarak ayarlamayı sağlayan bir ayar mekanizması ile birlikte Resim 13 de görülmektedir.

M5114B Resim 13: ASR-910 a ait M5114B magnetronu

VMX1090
Resim 14: PAR-80. radarına takılı VMX 109 tipi magnetron. Bu magnetron çalışma için gerekli daimi mıknatısları da ihtiva eder.

Yazar: Christian Wolff, Türkçe Çeviri ve Düzenleme: Zafer Yener
Bu sitede yer alan metinler GNU Free Documentation License ve ilaveten
Creative Commons Attribution-Share Alike 3.0 Unported lisans
sözleşmelerinde yer alan hükümlere bağlı kalarak yayınlanmaktadır.