www.radartutorial.eu Radar Temelleri

Pasif Radar

Amerikan Üniversiteleri, radarı pasif olarak nasıl işletebileceklerini uzunca bir süredir araştırmaktalar!

Bir TV izleyicisi ekrana gölgeli veya çift gelen resimlerin kaynağının pasif konum prensibi ile ilintili olduğunu bilemez. Bu resim bozulma olayı, doğrudan gelen sinyalle, hedeften yansıyarak gelen sinyal arasındaki zaman farkından kaynaklanmaktadır. Bu prensipten hareket edilerek; yansıyarak gelen sinyalin süresi ölçülür, radyo vericisi ve alıcısı arasındaki mesafe bilinmektedir ve böylece yansıtan nesnenin konumu hesaplanabilir.

Maalesef bilgisayar tekniği eskiden bugünkü kadar çok gelişmemiş olduğundan, bu dahiyane prensip kullanılarak bir pasif bistatik radar geliştirilemedi. Böylece bu teknik çözüm unutuldu.
Hepsi bu kadar da değil:

„Ramona”, „Tamara” ve „Vera”

„Tatra” aracı üzerindeki Slovak „Tamara” radarı
© Michal Pertzian
(Büyütmek için tıklayınız: 415·600 piksel = 81 kByte
„Tatra” aracı üzerindeki Slovak „Tamara” radarı

Çek firması „TESLA” seksenli yıllarda büyük bir gizlilik içinde „Ramona” pasif radarını ve bir sonraki versiyonu olan „Tamara MCS-93” radarını geliştirdiler. Bunlardan bir miktarı eski Doğu Alman Cumhuriyeti Milli Halk Ordusu (NVA) envanterinde bulunmakta idi. Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesinin ardından bir miktar „Tamara” radarı Alman Silahlı Kuvvetlerine devredildi. Bunlardan iki adedinin halen faal olduğu, geriye kalanlardan bir bölümün bilinmeyen bir yerlerde hurdaya çıkmış olduğu söyleniyor.

„Tamara” bir pasif keşif radarıdır ve Çek firmaları bunu daha da geliştirilerek „Vera” modeline geçtiler. Çalışma prensibi çok basittir: Her modern uçak, güçlü bir bilgisayarın veri bankasında saklı „parmak izi” olarak adlandırılan, kendisine özgü bir izgeye (spektruma) sahip elektromanyetik dalgalar yayarlar. Bu izge, üç ayrı yerdeki alıcılar tarafından alınır ve zaman sürelerinin ölçülmesi ve karşılaştırılması sayesinde uçağın o anki konumu hesaplanır.

Radar değil mi?

„Vera” aslında bir gerçek radar değildir. Bununla beraber, radarların özelliği olan zaman süre hesapları burada da kullanılır. Benzeri şekilde bu kavram ikincil radarlarda, zaman süre ölçümleri ve ikincil radarların uçan nesne gövdesini hassasiyetle konumlayabilme yeteneğinden ötürü kullanılır. Bu arada, örneğin Dönen Radyo Feneri „Tacan” için zaman süre ölçümü yapmasına rağmen, uçan nesne gövdesini konumlayamaması nedeniyle radar kavramı kullanılmaz.

Benim düşünceme göre, „Vera” için, kendisi için bir göndericiye ihtiyaç duymaması nedeniyle, radar kavramı pekala kullanılabilir. „Vera” elektromanyetik dalgaların zaman ölçümleri yardımıyla uçakların konumunu belirleyebilir! (Yapımcı firma 0.1 ila 40 GHz frekans aralığında, zaman ölçümlerini 100 ns hassasiyetinde yapabildiğini beyan ediyor!). Böylece tanıma göre onunda bir radar cihazı olduğu söylenebilir.